Okul Öncesi Yaş Çocukların Psikiyatrik Değerlendirmesi (Preschool Age Psychiatric Assesment – PAPA- OÖÇ-PD)
Okul öncesi 2-5 yaş arası çocuklarda psikiyatrik belirti ve hastalıkların teşhisine yönelik bir görüşme olan Okul Öncesi Yaş Çocukların Psikiyatrik Değerlendirmesi (Preschool Age Psychiatric Assesment – PAPA- OÖÇ-PD) Egger, Ascher ve Angold tarafından 1999 yılında geliştirilmiştir (Egger vd., 1999) ve test tekrar test güvenilirlik çalışması 2006 yılında gerçekleştirilmiştir (Egger vd., 2006), OÖÇ-PD; küçük çocuklar için geçerli olan, Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’ndaki maddeleri, DC: 0-5 ™ Bebek Sağlığı ve Erken Çocukluk Dönemi Ruh Sağlığı ve Gelişimsel Bozuklukların Tanısal Sınıflamasındaki maddeleri, Araştırma Tanı Kriterleri- Okul Öncesi Yaş tanı kriterlerini ve tanısal sistemlerin hiçbirinde yer almayan ancak çocuklar ve bakım verenleri tarafından deneyimlenen bazı davranış ve belirtileri de kapsamaktadır. Görüşme ayrıca belirtiler, aile ortamı ve ilişkileri, aile psikososyal sorunları ve yaşam olaylarından kaynaklanan işlevsel bozulmaları da değerlendirerek sadece hastalıkları ya da sorunlu alanları değil küçük çocukların ruhsal iyi olma halinde rol oynayan bütün alanları ele almaktadır. Geliştirildiği zamandan bu yana değişen tanı kriterleri sistemlerine göre güncellenmiş olan OÖÇ-PD, okul öncesi dönem çocuk ruh sağlığı alanında pek çok çalışmada kullanılmıştır (Dougherty vd., 2018; Pagliaccio vd., 2018.)
OÖÇ-PD’nin okul öncesi dönem çocukların ruh sağlığı alanında tanılama aracı olarak kullanılmasının etkili önleme ve erken müdahale programlarının geliştirilmesini teşvik edebileceği öngörülmektedir. Aynı zamanda değerlendiriciler arasında ortak bir değerlendirme ve tanılama dili oluşturarak çocuk toplum ruh sağlığı taramalarında da kullanılmasının Türkiye’nin bebek ruh sağlığı programlarını şekillendirmekte rol oynayacağı düşünülmektedir.
İÇERİĞİ
Eğitim; Okul Öncesi Yaş Çocukların Psikiyatrik Değerlendirmesi (Preschool Age Psychiatric Assesment – PAPA- OÖÇ-PD) Tanılama Görüşmesinin teorik içeriğini ve uygulamaya yönelik pratikleri içermektedir. Eğitimin sonunda verilecek olan sertifika ile eğitimciler, klinik uygulamalarında ve araştırmalarında bu görülme yöntemini kullanabileceklerdir.
EĞİTİMİN NİTELİĞİ
Oyun çağı veya okul öncesi olarak tanımlanan bebeklik ve erken çocukluk dönemi ruh sağlığı gelişimi açısından en önemli ve kritik dönemlerden birdir. Günümüzde giderek artan sayıdaki bilimsel kanıtlar da bebeklik ve erken çocukluk döneminde beyin gelişiminin yaşamın diğer tüm zamanlarından niteliksel ve niceliksel olarak farklı olduğunu ve bu süreçte erken yaşam deneyimleri ile şekillenen beynin bireyin yaşam boyu sağlığını, kişiliğini, davranışını ve öğrenmesini etkilediğini, bu nedenle bu dönemdeki müdahalelerin daha sonraki dönemlerdeki müdahalelerden daha etkili ve hayati olduğunu göstermektedir. Psikopatolojisi olan çocuklar üzerindeki araştırmalar da okula başlamadan önce yapılan müdahalelerin daha sonraki tedavilerden daha etkili olabileceğini ve uzun süreli kazanımlar üretebileceğini gösterdiği için bu dönem önemlidir. Bu erken dönem müdahalelerin hem çocukluk dönemi sonuçları hem de ekonomik sonuçları göz önüne alındığında son derece önemlİ ve gerekli olduğu, çocuk için bir kazanım, aile için bir kazanım ve toplum için oldukça büyük bir kazanım olduğu söylenebilmektedir.
6 yaşından küçük çocuklarda, daha büyük çocuklar ve gençler ile benzer bir ruhsal hastalığa sahip olma oranına (%14 ila%20) sahiptirler. Gençler ve aileleri genellikle ruhsal zorlanmalarının okul öncesi yıllarda başladığını bildirmektedir. Psikiyatrik başvurusu olmayan 2-5 yaş okul öncesi çocuklarda %16 ile %26 arasında değişen oranda “herhangi bir psikiyatrik bozukluk” mevcut olduğunu gösteren çalışmalar literatürde yer almaktadır. Başlıca psikiyatrik bozuklukların nesiller arası aktarımına dair farkındalığın artması ve bu hastalıklar için risk altındaki küçük çocuklarda mizaç ve biyolojik farklılıkların gösterilmesi ile ilgili olarak hem araştırma hem de önleme ve tedavi açısından, hastalığın en erken tezahürünün belirlenmesi son derece önemlidir. Bu dönemde gelişen ruhsal belirti ve ilişki problemlerinin çocukluk hayatında birçok sosyal, duygusal ve davranışsal sorunla ilişkisi ve yaşamın ilerleyen dönemlerinde gelişebilecek psikopatolojilerin önemli bir yordayıcısı olduğu da birçok çalışmada gösterilmiştir.
Sonuç olarak bebeklik ve erken çocukluk döneminde erken tanı ve müdahaleler ile bebeklik ve çocukluk çağındaki ruhsal hastalık yükünü azaltmanın toplum açısından en etkili önleyici ve koruyucu stratejilerden biri olduğu ileri sürülmektedir, ancak ruh sağlığı gelişiminde böylesine önemli bir dönem olan okul öncesi dönemde ruh sağlığı açısından en önemli güçlüklerden biri çocuklardaki ruhsal belirtileri doğru değerlendirip, geçerli bir tanıya ulaşabilmektir. Ruh Sağlığı alanında yapılandırılmamış değerlendirmelerde var olan değerlendirmeye ilişkin tutarsızlık ve önyargılar göz önüne alındığında standardize, yapılandırılmış tanısal değerlendirmeler geliştirme alanındaki ilerlemeler son yıllarda ivme kazanmıştır. Değerlendirme sorunlarının (kısa aralıklarla tanı değişimi, farklı görüşmecilerin aynı hastayı farklı tanılaması, tanı kriterlerinin görüşmeciye göre yorumlanarak farklı tanısal yaklaşımları olan klinisyenler tarafından farklı yorumlanması vb.) üstesinden gelebilmek için yapılandırılmış klinik görüşmelerin yararı olabileceği öne sürülmektedir. Bu tür görüşmelerin alışılmış klinik değerlendirmeden tarz ve içerik olarak bazı farklılıkları bulunmaktadır. Tüm değerlendiricilerin aynı görüşme çizgisini/içeriğini izlemeleri ulaşılan tanı ya da tanıların güvenirlik düzeyini arttırmaktadır. Alışılmış görüşmelerden biraz daha uzun sürmesine karşın, yapılandırılmış görüşmeler sonucunda ulaşılan doğru tanıların tedavinin etkinliğini arttırdığı, bu nedenle aslında zamanın daha ekonomik kullanımından söz edilebileceği ileri sürülmüştür.
Okul öncesi 2-7 yaş arası çocuklarda psikiyatrik belirti ve hastalıkların teşhisine yönelik bir görüşme olan Okul Öncesi Yaş Çocukların Psikiyatrik Değerlendirmesi (Preschool Age Psychiatric Assesment – PAPA- OÖÇ-PD) Egger, Ascher ve Angold tarafından 1999 yılında geliştirilmiştir ve test tekrar test güvenilirlik çalışması 2006 yılında gerçekleştirilmiştir. Geliştirildiği zamandan bu yana değişen tanı kriterleri sistemlerine göre güncellenmiş olan OÖÇ-PD, okul öncesi dönem çocuk ruh sağlığı alanında pek çok çalışmada kullanılmıştır ve okul öncesi dönemde ruhsal hastalıkların tanısında altın standart yöntem olarak kabul edilmektedir.
OÖÇ-PD’nin okul öncesi dönem çocukların ruh sağlığı alanında tanılama aracı olarak kullanılmasının etkili önleme ve erken müdahale programlarının geliştirilmesini teşvik edebileceği öngörülmektedir.
Ankara Üniversitesi Çocuk ve Ergen ruh Sağlığı ve Hastalıkları anabilim Dalımızda daha önce yürütülmüş olan TÜBİTAK projesi kapsamında (220S389) bu tanı görüşmesinin eğitimi Amerika Birleşik Devletleri Duke Üniversitesinden, programın geliştiricileri tarafından alınmış ve eğitim Türkçe’ye çevrilmiş ve ülkemizde uygulanmaya hazır hale getirilmiştir.
EĞİTMENLER
- PROF. DR. DİDEM BEHİCE ÖZTOP
- DOÇ. DR. ESRA YÜRÜMEZ
- DOÇ. DR. MERVE ÇIKILI UYTUN
- DR. ÖĞR. ÜYESİ GÖKÇE YAĞMUR EFENDİ
SÜRESİ
12 saat
EĞİTİM TARİHLERİ VE SAATLERİ
31 Mayıs – 1 Haziran 2025
Cumartesi ve Pazar günü (09.00-17.30 saatleri arasında)
EĞİTİMİN VERİLECEĞİ YER
Ankara Üniversitesi Derslikleri
KİMLER KATILABİLİR
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hekimleri (Asistan ve Uzmanlar) Toplam 35 kişi kontenjan
Eğitim, yeterli katılımcı sayısına ulaşıldığında açılacaktır.
EĞİTİM SONUNDA VERİLECEK BELGE
12 saatlik eğitim sonunda, % 80 devam zorunluluğunu sağlayan katılımcılar “Katılım Belgesi” almaya hak kazanacaklardır.
ÜCRET
12.000.-TL
Eğitim Özellikleri
- Ders 0
- Sınav 0
- Süre 12 saat
- Yetenek seviyesi Tüm seviyeler
- Dil İngilizce
- Öğrenciler 10
- Değerlendirme Evet






